Page 11 - gap-brosur

Basic HTML Version

1970 yılında hazırlanan yapılabilirlik raporunda teknik yönden en uygun olarak,
Keban’ın mansabında Karakaya, Gölköy ve Orta Karababa barajları kurularak toplam
2700 MW güç ile 14,8 TWh/yıl enerji üretimi, Orta Karababa Baraj gölünden pompajla
700 000 ha arazinin sulanması öngörülmüştür. Ancak, 1973’te başlayan petrol
bunalımının etkisiyle 1974’te Karakaya’nın gücünün 1400 MW’tan 1800 MW’a, 1975’te
Karababa’nın gücünün 800 MW’tan 1400 MW’a ve Gölköy’ün gücünün 500 MW’tan
700MW’a artırılması uygun görülmüştür. Karakaya’nın kesin projeleri de 1974’te bu
doğrultuda hazırlanmış ve inşaatına geçilmiştir. Petrol bunalımı sonucunda, enerji
bedelleri, inşaat ve teçhizat bedellerinden daha hızlı arttığından, 1970 Planında önerilen
iki baraj seçeneğin (Karakaya ve Yüksek Karababa) daha uygun hale geldiği
görülmüştür.
Aşağı Fırat’ta ana yatak üzerindeki Karakaya ve Yüksek Karababa (Atatürk)
barajlarının mansabında sınıra kadar Birecik ve Karkamış kademeleri ile yan kollar
üzerinde iki düzine kadar baraj ve yarım düzine kadar santral eklenerek, Dicle
Havzasındaki Projelerde bazı değişiklikler ve gelişmeler birleştirilerek; DSİ 1980’de ilk
kez “Güneydoğu Anadolu projesi” başlığı altında, Türkiye’de Keba’ın mansabında kalan
Aşağı Fırat ile Batı ve Orta Dicle Havzaları gelişme planlarını bütünleştirmiştir. Bu proje
çerçevesinde Aşağı Fırat’ta 5304 MW güç ile 20,1 TWh/yıl enerji üretimi; toplam 1,125
Milyon ha arazinin sulanması öngörülmüştür. Fırat Havzasında 1984’te Sınır Fırat
Projeleri olarak da tanımlanan Birecik ve Karkamış baraj ve santrallarının yapılabilirlik
raporu, daha sonra Birecik Barajı’nın kesin projeleri de hazırlanmıştır.